Tek Gecelik Alfa Rockçım Geri Döndü
Paris'teki tasarımcı kariyerini sağlama aldıktan sonra, Arlene Brooks, en büyük tutkusu olan Lia Skye Lucia grubunun solistiyle tek gecelik bir kaçamağa izin verir. Warner Lorenzo sahnede bir rock tanrısıdır, gizlice vahşi bir doğum hakkının peşinde olan kaçak bir kurttur. Babasının zorbalığından kaçan Warner, sürüsü yerine şöhreti seçmiş, peşini bırakmayan acımasız mirası reddetmiştir.
Bir konser sonrası yaşanan tek ve patlayıcı bir karşılaşma onları bir araya getirir. Arlene, marşların ardındaki adamdan tamamen büyülenmiştir, Warner ise kaderin onun için seçtiği kadınla yüz yüze gelir. O bir insandır, önünde parlak, temiz bir gelecek vardır. Warner ise soyundan kaçmaya çalışan başıboş bir kurttur. Çılgın bir tutkunun ardından Warner ortadan kaybolur; onun sadece yakıcı bir anı olarak kalmasının Arlene için daha güvenli olacağına inanmaktadır.
O tek gece Arlene'in dünyasını yeniden tanımlar. Warner Lorenzo ile karşılaşmasından beş yıl sonra, ikizlerin bekar annesidir. Hızlı bir internet araması, Warner'ın adının magazin haberleriyle, kadınlarla ve çılgın partilerle dolu olduğunu gösterir. Arlene, yollarının bir daha asla kesişmemesi için dua ederek, çocuklarının varlığını gizli tutarak onları korumaya yemin eder.
Kader, görünüşe göre, çarpık bir mizah anlayışına sahiptir. Kalabalık bir havaalanının ortasında çarpışırlar; Warner, ailesine inkâr edilemez bir benzerlik taşıyan küçük bir erkek ve kız çocuğu keşfeder—biri kendi yeşim yeşili gözlerine sahip, diğeri ise soyundaki kadınların mükemmel bir yansımasıdır.
Küçük kızın gururla Arlene'e "Anne" demesiyle sarsılır. Panik içindeki Arlene, hayranlar kalabalığı Warner'ın etrafını sardığında kaçmak için fırsatı değerlendirir. Warner bir zamanlar onu bırakma iradesini bulmuş olabilir, ancak her şey değişmiştir. Artık gerçeği biliyor ve uzaklaşamaz, çünkü çocuklarının miras aldığı güç, onları Arlene'in hayal bile edemeyeceği tehlikelerin hedefi haline getirir.