SONSUZ BÜYÜCÜ
Elric Voss on altı yaşındadır, işe yaramazlıktan iki rütbe yukarıdadır ve etrafındaki herkes ölmeden bir saat önce uyanır.
Caelith Mourne keşif gezisi, on bin yıllık, gökten düşmüş bir piramidin eteğinde kamp kurmuştur ve içinde mühürlenmiş olan bir şey nihayet rahatsız edilmiştir.
Yer yarılıp da iblisler geldiğinde, keşif gezisinin otuz bir üyesi on dakika içinde ölür.
Elric tekrar uyanır. Aynı çadır, aynı rüzgâr, gökyüzünü dolduran aynı piramit. Geriye bir saat kalmıştır.
O, ilk iblise saniyeler içinde ölür. Sonra tekrar. Sonra tekrar...
Magus Infinite, hiçbir şeyi olmayan, ne büyük bir güce, ne gizli bir kadere, ne de kendisine inanan bir hocaya sahip olan genç bir çırağın, içindeki hiçbir şey onu artık öldüremeyene dek aynı katliam saatini tekrar tekrar yaşamasının hikâyesidir.
Her ölüm ona bir şey öğretir. Her sıfırlanma onu keskinleştirir. Bir mum alevi gibi başlayan büyü, göğü çatlatan bir şimşeğe dönüşür.
Tek bir iblise karşı iki saniye bile hayatta kalamayan çocuk, yavaş yavaş piramit ile dış dünya arasında duran tek şey haline gelir.
Aksiyon asla durmaz. Elric de öyle.
Bu, seçilmiş bir kahramanın hikâyesi değil. Bu, tekrarın bir insana ne yaptığının hikâyesidir.