Alfa'nın Pişmanlığı: Yedinci Kez Sonsuza Dek
Yedinin mükemmellik sayısı olduğunu söylerler.
Luna Seraphine için, sessizliğini sonlandıran sayıydı.
Altı kez, boşanma kağıtlarını parçaladı, gurur yerine aşkı, onur yerine dayanıklılığı seçerek, onu hiç değer vermeyen eşinin acımasız taleplerine boyun eğdi. Yedinci kez, titremeyen elleriyle adını imzaladı.
Alfa Ravyn panik yaptı.
Metresi Daisy, Seraphine'in eski dadısının kızı, buna güldü. Sadece tantrum yapıyor, dediler. Geri sürünerek gelecek.
Yanılmışlardı.
Gerçek, kalbinden geriye kalan az şeyi paramparça etti: altı yıldır sevip büyüttüğü çocuk hiçbir zaman onun değildi. Bu açıklama, onun kırılma noktası ve yeniden doğuşu oldu. Bu sefer, Luna Seraphine arkasına bakmadan yürüyüp gitti.
Gücü yükseldikçe, Ravyn'in pişmanlığı da arttı.
Bir zamanlar onu bir kenara atan Alfa, şimdi tek bir bakış için kapısının önünde uyuyordu. Ama o kapıyı açan kadın artık Ravyn'in kırdığı Luna değildi. Soğuk. Dokunulmaz. Affetmez. Ravyn dizlerinin üzerine çöktü, onun elini isteyerek, ancak artık tek olmadığını fark etti.
Şimdi nüfuz ve güç sahibi erkekler onun ilgisi için yarışıyordu.
Çünkü Luna Seraphine artık sadece bir Luna değildi.
O dünya çapında tanınan bir iş imparatoruydu.
Gölgede kalan bir hayırseverdi.
Zamanının en çok aranan cerrahı ve bir siber dahiydi.
Bu sefer, kendisi için yazılan hikayede hayatta kalmıyor.
Onu yeniden yazıyor.
Ve sadece o nasıl biteceğine karar veriyor.